Lateks (süt) Denilen Yüksek Moleküler Ağırlığa Sahip Bir Politerpen Olan Sıvı Içeren, Bir Tek Uzun Hücre Ya Da Hücre Serilerine Latisifer Denir. Diğer Taraftan, Lateks Farklılaşmamış Parenkima Hücrelerinde De Oluşabilir. Lateks Bir Süspansiyon (asıltı) Ya Da Bazı Durumlarda Bir Emülsiyon (sütsü) Halinde Bulunur, Kim Yasal Bileşimi Bitkilerde Oldukça Değişiklik Gösterir. Süspansiyon Durumunda Yer Alan öğeler Arasında Kauçuk Partikülleri (c5h8)n, Vaks, Reçine, Protein, Müsilaj, Kristal Ve Bazı Euphorbia’larda Olduğu Gibi çeşitli şekilli Nişasta Taneleri Bulunabilir (mahlberg, 1973,1975). Aynı Zamanda Lateks Karbonhidrat, Asitler, Tuzlar, Alkaloidler (fairbairn Ve Kapoor, 1960), Steroller, Lipidler, Taninler, Terpen, Kamfor (bonner Ve Galston, 1947) Ve Hatta Canlı Protozoanlar Içerir. Ayrıca Sütleğen Lateksi Vitamin B Den Zengindir. (urschler , 1956). Oksalat Ve Malat Kristalleri De Latekste Boldur. Bazı Bitkiler Latekslerinde şeker (compositae), Tanin (musa), Alkaloid (papaver) Ve Papain Denilen Proteolitik Enzim (carica Papaya) Taşıyabilirler. Lateksin Rengi De Bitkilere Göre Değişir: Beyaz (euphorbia, Lactuca), Sarı-kahverengi (cannabis), Sarı-turuncu (papaver) Ve Renksiz (morus) Olabilir (matile Ve Rickenbacher, 1970).
Bitkideki Yeri
Dikotil Ve Monokotillerin 900 Genusu Içinde 12.500 Spesiyesde Lateks Içeren Bitkiler Vardır. Lateksli Gruplar çok Yıllar Küçük Otsu Bitkilerden Başlayıp Kauçuk Veren Uzun Ağaçlara Kadar Uzanır. Lateks Taşıyan Bitkiler Dünyanın Her Tarafına Yayılmışlardır Fakat Ağaçsı Tipler Genellikle Tropikal Florada Yaygındır.
Latisiferler Bitkinin Her Tarafına Dağılır, örneğin Nerium’da Latisiferler Ksiksilemi De Içine Alan Gövdenin Tüm Dokuları Arasında Yaygındır. Fakat Bazan Belirli Dokulara Ait Olabilirler, örneğin Lactuca’da Latisiferler Yalnız Dış Ve Iç Floemle Ilgilidir. özet Olarak Latisiferler Bitkinin Her Yerinde Bulunursa Da Daha çok Floeme Yakın Ya Da Floem Içinde Yer Alırlar. (rosowski. 1968)
Daha Sonra Ayrıntılı Olarak Incelenecek Olan Dallanmış Eklemsiz Latisiferler Vaskular Silindirin Dış Kısmında Bulunur, Buradan Yumuşak Kısımlara Korteks Ve öze Doğru Dallanarak Uzanırlar. Bu Tip Latisiferler Genellikle Yapraklardan Oluşur, Mezofil Içinde Dallanır Vaskular Demetlere Ve Epidermise Kadar Ulaşır. Vinca Ve Cannabis’in Dallanmış Eklemsiz Latisiferleri Primer Floemde Oluşur Sekonder Dokularda Yoktur.
Eklemli Latisiferler Bitkinin Tüm Kısımlarında Vegatif Ve Floral Bölgelerde Genç Ve Yaşlı Dokularda Oluşur. Daha çok Floem Dokusunda (cichorieae) Yer Alırken Bazen De Hem Floem De Hem De Ksilemde (caricaceae) Bulunur. Hevca’ya Kauçuk Taşıyan özelikler Kazandıran Sekonder Floemde Gelişen Sekonder Latisifer Sistemidir. Papever Somniferum’un (haşhaş) Latisiferleri Floemde Oluşur Ve Petaller Düştükten Iki Hafta Sonra Mezokarpte Iyi Gelişir. Bu Anda Kapsüller Ticari Afyon özütlemesi Için Toplanır (fairbairn Ve Kapooor, 1960).
Monokotillerde özellikle Musa’nın Latisiferleri Vaskular Dokularda Ve Kortekste Bulunur. Aliium Sativum’da Latisiferler Vaskular Dokudan Tümüyle Ayrılmışlardır. Yaprakların Ve Soğan Pullarının Abaksiyal Yüzeyine Yakın Sıralanırlar (şekil 170 E Bak.). Allium Latisiferleri Foliyar Organların üst Bölümlerinde Paralel Düzenlenmiş Boyuna Zincirler Oluşturur.
Köken
Eklemli Latisiferler Taslak şeklinde Olgun Tohum Kotiledonlarında Ve Fide Evresinde Hipokotillerde Bulunur (cichorieae). çimlenmenin Ilk Dönemlerinde Sağlam Olan Hücre Uçları Parçalanır, Uzun Borular şeklini Alır Ve Bitkinin Uç Bölgelerine Kadar Uzanır. Bitkinin Sekonder Büyümesi Sırasında Yeni Latisiferler Fusiform Kambiyal Insiyallerden Oluşur. Taraxacum’da (karahindiba) Primer Latisiferler Floeme Yakın Perislda, Sekonder Latisiferler Ise Sekonder Floemde Kambiyuma çok Yakın Farklılaşırlar.
Eklemsiz Latisiferler Taslak şeklinde Apikal Meristem Altında Oluşur, Intrusif Ve Simplastik Büyüme Ile Dallanmamış Tüpler şeklinde Gövdeye Ve Yapraklara Kadar Uzar.
Bazı Bitkilerde Latisiferler Farklılaşmış Idyoblastlardan Oluşur (papaveraceac). Bu Idyoblastların Bazıları Diğer Parenkima Hücrelerinden Ayırt Edilemez, Yalnız Renkli Alkaloidlerden Zengin Içerikleriyle Belirginleşirler. Papaveraceae’de Hücreler, Hücre Uçlarında Delik Oluşmasıyla Boru şekline Dönüşür (chelidonium) Ya Da Enine çeperlerin Ortadan Kalkmasıyla Boruları Birbirine Bağlayan Anastomozlar Gelişir(papaver).
Yapi
Genç Bir Latisiferde Ilkin Hücreler Arasındaki Enine çeperler Sindirilmemiştir. Hücre Kenarlarında Yer Alan, Sitoplazmik Tabaka Az Sayıda Mitokondri Ve Kloroplast Içerir (şekil 169). Bazan (papaver) Sitoplazma çok Sayıda Er Vezikülleri Içerir (nessler Ve Mahlberg, 1977). Canlı Olan Protoplast Belirgin Nukleus Da Taşıyabilir. Eklemsiz Latisiferlerde Nukleus Sayısız Bölünmelere Uğrayarak çok Nukleuslu Olur, Eklemli Latisiferler Ise Genellikle Tek Nukleuslu Olur, Eklemli Latisiferle Ise Genellikle Tek Nukleusludur. Genç Latisiferlerde Nukleus Kolayca Ayırt Edilebilir Fakat Sonraları Görünümlerini Yoğun Lateks Kapatmaktadır. Genellikle çeper Altında Protoplazmik Bir Kın Bulunmktadır. Latisifer Gelişmesinin Ileri Evrelerinde Farklılaşma Sırasında Ince Olan Enine çeperler Ortadan Kalkar, Tüm Hücreler Ve Vakuoller Bir Kanal şeklinde Birleşir Ve Lateks Vakuol Içinde Depo Edilir. Son Yııllar Da Latisiferlerin Bol Pektinaz Içerdiği (aselepias) De Kanıtlanmıştır (wilson Ve Ark., 1976). Latisiferin Saldığı Pektinaz Dokuları Parçalayarak Latisiferin Uçtan Büyümesini Sağlar. Pektinaz Nerium’da Da Bulunmuştur (allen Ve Nessler, 1984).
şekil 169. Incir Petiyolünde Latisifer (ledbetter Ve Porter, 1970).
Latisiferlerin çeperleri Ligninleşmemiştir Ve Plastik özellikler Gösterir. Elementin Yaşının çoğalması Ile çeper Kalınlığıda Artar. Kalın çeperler Selüloz, Pektik Maddeler Ve Hemiselüloz Içerir. Eupphorbia’da Latisifer çeperleri Mikrofibrilleri Ayrımlı Düzenlenmiş üç Tabakalı Selülozik Lamellerden Oluşmuştur (moor, 1959). Latisiferlerde Kallos Da Bulunur. Hevea’da Yaşlı Yaprakların Tabanında, Latisiferlerde Tıkaca Benzer Bir Kallos Kitlesi Yer Alır Ve Bu Yapı Yapraklar Bitkiden Ayrıldığında Açık Bölgelerden Lateks Akışını önler.
Latisiferler Kesildiği Zaman Dışarı Lateks Verirler. Sağlam Bitkide Latisiferler Basınç Altındadır Ve çevredeki Parankima Hücleri Ile Osmotik Dengededir. Latisifer Kesildiği Zaman Bir Turgor Tedrici Kurulur Ve Akım Kesik Yere Doğru Olur. Sonuçta Akım Azılır Ve Osmotik Denge Yeniden Kurulup Akım önlenir.
şekil 170.
Siniflanma
Latisiferler Yapılarına Göre Ikiye Ayrılır (de Bary, 1877): Eklemli Latisiferler Ve Eklemsiz Latisiferler.
1. Eklemli Latisiferler. Birleşik Olan Tiplerdir, Uzamış, Yalın Yada Dallanmış Hücre Serilerinden Oluşmuştur. Hücreleri Ayıran çeperler Ya Tam Olarak Korunur Yada Porludur Bazen De Erimiştir. Böyle Latisiferler Ksilem Trakelerine Benzer, Yanal çeperler Ortadan Kalkınca Latisiferlerin Yapıları Sürekli Tüp Sistemi şeklini Alarak Süt Boruları Olarak Isimlendirilir. Böylece Eklemli Latisiferler, Trake Ve Kalburlu Borularlabir Benzerlik Gösterilebilmektedirler. Eklemli Latisiferler Convolvulaceae, Papaveraceae, Euphorbiaceae, Caricaceae, Sapotaceae, Liliaceae Ve Musaceae Familyalarında Bol Bulunmaktadır. Eklemli Latisiferler De Dallanma Yönünden Iki şekilde Sınıflandırılırlar:
A. Dallanmamış Eklemli Latisiferler. Eklemli Anastomossuz Latisiferler De Denilen Bu Tip Daha çok Musa, Allium, Convolvulus Ve Iponıoca’ Da Bulunmaktadır. Böyle Latisiferler Uzun Hücre Zincirleri Yada Yanal Olarak Birbiriyle Birleşmemiş Eklemli Tüpler Oluştururlar (sekil 170 E Bak.).
B. Dallanmış Eklemli Latisiferler. Eklemli Anastomoslu Latisiferler De Denilen Bu Tip Daha çok Sonchus, Manihot Ve Hevea’da Bulunur. Sekil 171 Den De Görüldüğü Gibi Dallanmış Eklemli Latisiferlerin Hücre Boruları Yanal Anasomoslarla Ağa Benzer şekilde Birleşmişdir.
Eklemli Latisiferler En Erken Ontogenetik Dönemlerde Ortaya çıkar. örneğin Taraxacum’da Latisiferlerin Farklılaşması çimlenme Sırasında Tohumun Su Alması Ile Başlar. Eklemli Latisiferler Gövde Ve Köklerin Floem Yada Perisikl Dokusunda, Yapraklarda Ise Mezofilde Gelişir. Bir Latisiferin çeper Uçları Tümü Ile Ya Da Kısmen Eriyerek Komşu Latisiferlerle Birleşip Dallanmış Eklemli Latisiferleri Oluşturur. Dallanmış Latisiferler Yatay Yada Diyagonal Olarak Da Birleşebilirler.
NOT: Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin, öğretmenlerin,
Akademisyenlerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Tümü Eğitim ve öğretim
amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden kontrol edilerek geçirilmesi yoğun
bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz
tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her
durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde dosyanın
siteden kaldırılması için dosya adını bize mail atmanız halinde İlgili dosya 1 saat içerisinde ivedilikle
siteden kaldırılır ve kaldırıldığına dair bilgilendirme size mail yolu ile bilgi
verilir.
Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..