Natüralist üslupta çiçekler
Türk Sanatının Vazgeçilmez Unsurlarından Biri Olan çiçeğin Osmanlı Kültüründe özel Bir Yeri Vardır. Türk Sanatı, Bir Islam Sanatı Olarak Figürü Ve Figürlü Bezemeyi Sınırlı ölçüler Içinde Kullanmıştır. Buna Karşılık Non-figüratif Bezemenin önemli Elemanlarından Biri Olan Geometriyi Adeta Sınırsız Kullanmış, Yazıyı Süsleme Olarak Değerlendirebilmiş Ve Stilize Bitkisel Bezemeyi De çok Yaygın şekilde Uygulamıştır.
Osmanlıların çağdaş Olan, Batı çevrelerinde, Sanattaki Gerçekçilik Akımlarına Uyularak çiçeklerde Doğada Oldukları Gibi Bütün Ayrıntılarıyla Işleniyordu.
Bunun Yanı Sıra, Bilimsel Yayınların Resimlenmesi Sırasında Daha Ilk çağdan Itibaren Doğaya Az Veya çok Uygun çiçek Resimlerine Ihtiyaç Duyulmuştu. Bu Tür Resimler özellikle Rönesans Sonrasının Bilimsel Yayınlarına Geniş ölçüde Girmişti.
Botanik Kitaplarının Yardımcısı Olan Bu çeşit Resimler Içerisinde Sanat Değeri Taşıyanlar Hayli Kabarık Bir Yekun Tutarlar. Bir Dürer Veya Leonardo’nun çiçek Desenlerindeki Gerçeklikten çok Farklı Bu Tür Eserler Için çok Tanınmış Bir Ressamın Eserlerini örnek Gösterebiliriz. Napoleon Ressamı P.j. Redoute’nin <> Gibi Botanik Açısından çok Daha önemli Eserleri Vardır.
Osman Sanatında, özellikle 17. Ve 18. Yüzyıllarda Görülen çok Natüralist çiçek Resimleri Ve çiçekli Bezeme Ise, çiçeklerin Tanıtılmasını ön Plana Alan Pek Az Sayıda örneği Dikkate Almazsak, Daha çok Dekoratif Anlamda Kullanılmıştır. Buna Rağmen çok Sayıda çiçek Minyatürü, En Küçük Teferruatı Bile Belirtilmiştir. Stilize Edildiği, Basitleştirildiği Veya Idealize Edildiği Zaman Bile Hangi çiçek Olduğunun Tereddütsüz Anlaşılabilmesi Ise, Osmanlı Resim Sanatının özellikle 16. Ve 18. Yüzyıllarda Tarihi Gerçekçiliğin Yanı Sıra, Bir çeşit Doğa Gerçekçiliğine De Yer Verdiğinin En Güzel Kanıtıdır.
çiçek Sadece Sanatımıza Değil, Günlük Hayatımıza, Edebiyatımıza, Folklorumuza Da Geniş ölçüde Girmiştir. Divan Edebiyatımızda Sevgilinin Saçı Sümbül, Endamı Gül Veya Boyu Selvidir. Türkülerimizde De çiçek Adları Sık Sık Geçer. Peygamberimizin Teri Gül Kokar. Folklorumuzda Ise çiçekle Bağlantılı Ilginç Gelenekler Vardır. Yetiştirenler Kadar, Bunları Taşa, Tahtaya, Kağıt Ve Mukavvalara, Sıva üzerine Tabii Renkleriyle Geçiren çiçek Ressamlarımız Bir Haylidir. Bunlar, Olgun Bir Zevk Ve Duyuşla, öyle Karmakarışık, üst üste Resmedilmemiş, Istanbul Inceliği Ise çizilere, Buket Haline Getirilmiş Sade Ve Zarif Renklerle Ustaca Bir Teknik Eseri Olarak Tespit Edilmiştir. Bu şaheserler Tabiattaki Bütün çeşitlerden çok, Bizlerle Yaşayan Sümbül, Karanfil, Lale, Gül, Menekşe, Papatya, Kasımpatı Yakın Kompozisyonlara Sermaye Olmuştur.
Rönesans Geleneklerimizden, Bu Geleneklerin En Ufak Inceliklerinden Neler Kaptığımız Ve Neler Yaptığımızı Ancak Bunları Birer, Birer Inceleyerek Anlayabiliriz. Türkler, Görenekleriyle Geleceğe Neler Hazırlamışlar, Yerine Göre Ne Akla Gelmez Güzellikler Tertiplemişlerdir.
Mesela Buketlerimizi çizen Ressamların Isimlerini Ve Yerlerini Bilmesek De Bunlardaki Türklere Ait özellikleri Gördüğümüz Kadarı Ile Hemen Fark Ederiz. öyle Ki, Hepsinde Kendi Milli özelliklerimizi Sinmiş Buluruz.
Kompozisyonlardaki Istifte Bizim Inceliğimiz Başta Gelir. Benliğimizdeki Ince Ve Eşsiz Tesiri Buketlere Aktararak çiçekleri De Türkleştirmişsizdir.
Içinde Su şırıltısı Duyulmayan Bir Türk Evi Düşünemezsiniz. O Eski Evlerimizin Odalarına Girdiğiniz Zaman Her Asırdaki Değişik örneklerini, şimdi Topkapı Sarayı Müzesi’nin Harem Dairesinde Bulmak Mümkündür. En Seçkin Mevsim çiçeklerini Orada Buketlemişizdir. şiirlerimizde, Halk Manilerinde De Bunlar Vardır. Ararsanız Camilerimizde Bunların Nasıl Bir Yeri Olduğunu Bulursunuz.
Hatta Edirne’de, Saksılara Dikilmiş Bahar Ve Mevsim çiçeklerinin Namaz Kılanların Arasına Sıra Sıra Dizildiğini Bile Görürsünüz. Başka şehirde Bu Yoktur.
Anadolu’da çiçek Merakı, Rumeli’de Olduğu Kadar Yaygındır. Hele Sapanca’da, Evlerin Caddeye Bakan Cephesinde Saksılar Içinde Açılmış çiçekler Bulundurmak, “burada Evlendirecek Kızımız Var” Anlamına Gelir. Eğer Kızın Talibi çıkarda Iş Kesinleşirse Bu Sefer Saksılar Bahçe Tarafındaki Pencerelere Taşınırdı.
Aşırı Stilize Dekoratif örneklerden, çok Natüralist Ve Realist Olanlarına Kadar Her şekliyle Türk Sanatının Hemen, Hemen Her Dalında Uygulama Alanı Bulan çiçekler, Maalesef Yeterli şekilde Incelenmiş Ve Yayınlanmış Değildir.
Kitap Sanatımız Dışındaki örneklerde çiçek Konusunu Başlı Başına Değerlendiren Araştırma Yok Gibidir. Elyazmalarındaki çiçekli Bezeme Ve çiçek Resimleri Ise Ancak Dolaylı Olarak Ele Alınmıştır. çiçek Ressamı Olarak Da Tanıdığımız Bazı Sanatçılar Için A.s.ünver’in Yayınladığı Monografyalar, çiçek Resimleri Ile Ilgili Yine Monografik Küçük ölçüde Yayınlar Veya Bir Yahut Birkaç Yazmanın Tanıtıldığı Yazılar Dışında, Bazı Kitaplarda Da Dolaylı Olarak Konuya Temas Edilmektedir.
Yayınlarımızın Yetersizliği Yüzünden Bu Alanda Da Kendimizi Tanımadığımız Görülüyor. Bütün Dünyadaki çiçek Ressamlığını Konu Alan Yayınlarda Bile Osmanlı Eserlerinden Birkaç Kelimeyle, Haydi Haydi Bir Iki Paragrafla Bahsedilmektedir.
Türk Resim Sanatında “natürmort” Resmi Yapan Ilk Sanatkar Süleyman Seyit Bey (1842 – 1913) Olarak Bilinir. Aslında Selçuklu Sanatından Beri Tasvir Alanında çiçek Ve Meyve Motiflerine Ilgi Duyulur, Işlenirdi Ve Bunlar Genellikle Soyut Karakter Taşırdı. Konya Ince Minareli Medresenin Portalinde, Sivas çifte Minareli Medresenin Cephesinde Yan Pencerelerde Yer Alan Kabartma Enginar Motifleri Bu Dönemin Ilgi çekici örnekleridir. Selçuklu Sanatında Insana “natürmort”u Hatırlatan Değişik Bir örnek Divriği Ulu Camisi’nin Kuzey Portalinde Bulunmaktadır. Burada Biri Vazo Içinden çıkan çiçekler, Yapraklar Daha Sonra Natüralistleşerek Osmanlı Süsleme Sanatının Motifleri Olmuşlardır.
Batı Etkilerinin Giderek Artmasıyla Süslemede, Bu Yer Yer Serpiştirilmiş çiçek Ve Meyve Motifleri, Birlikte Bir Kompozisyon Içinde Işlenmeye Başlamıştır. “natürmort”u Bağımsız Bir Konu Olarak Ilk Kez 17. Yüzyıla Ait Bir Yazmada Görüyoruz. “gazneli Mahmut Albümü” Denen Bu Eserde Meyve Ve çiçek Motifleri Bu Konuyu Zenginleştirmek, Kompozisyondaki Boşlukları Doldurmak Görevini Bırakarak Kendi Başına Bir Konu Olarak Sayfaları Süslemektedir. Işte Türk Resim Sanatında şimdilik Bilinen Ilk “natürmort” örneğini Gazneli Mahmut Albümünde Buluyoruz.
16. Yüzyıl Kanuni Sultan Süleyman Döneminde De Saray Nakışhanesini Yöneten Karamemi’nin Eserlerinde Az Da Olsa Natüralist çiçek Motiflerinin Klasik Tezhip Içinde De Kullanıldığını Görüyoruz.
Lale Devrinde Gerek Duvarlarda Boyalı Nakış Olarak, Gerekse çeşme Ve Sebillerde, Mermer Kabartma Olarak, Aynı Niş Biçimli çerçeveler Içinde çiçekli Vazolar, Meyve Sepetleri Gibi Natürmortlar Karşımıza çıkıyor. Hatta Gazneli Mahmut’un Bu Dönemin Hemen öncesinde, Aynı Biçimde Minyatür Natürmortları Kitap Resmi Olarak Işlendiğini Gördük.
Lale Devri Hakkında, Topkapı Sarayı’ndaki Iii. Ahmet Yemiş Odası Duvar Süslerinden Fikir Edinebilmekteyiz. Boyayla Yapılan Nişler Içinde Saksılar, çiçekli Vazolar, Meyve Sepetleri Gibi Motifler, üç Boyutlu Ve Natüralist Sayılacak Tarzda Işlenerek Duvarları Kaplamıştır. Bunlar 17. Yüzyıla Ait Gazneli Mahmut Albümündeki Sözü Geçen “natürmort Tablocukları”na Benzeyen çiçek Meyve Resimlerine Renk Ve üslup Bakımından O Kadar Yakındaki, Kitaptaki Resimlerin Büyütülerek Duvara Aktarıldığı Dahi Akla Gelir. Sultan Iii. Ahmet Dönemi Saray çevresinin çiçek Düşkünlüğünün Yanı Sıra, Dönemin Müzehhep Ve Nakkaşlarının çiçek Buketleri Resmettiklerini Kanıtlayan Eserleri Günümüze Ulaşmıştır. Bunlardan Biri Olan Ali üsküdari’nin 1727/28 Yılında Hazırlanmış “gazeller” Isimli şiir Defterinde Gölgeli Boyama Tekniğiyle Ustaca Resmedilmiş çiçek Resimleri Bulunur. Ayrıca Abdullah Buhari, Ali üsküdari Gibi Gölgeli, Gerçekçi Bir üslupla, çiçek Resimleriyle Lake Bir Cilt Kabı üzerine Iki Manzara Kompozisyonuna Resmetmesiyle Tanınmıştır.
şiir Kitaplarının çiçek Resimleriyle Süslenmesinin, Sultan I. Mahmut Döneminde De Sürdürüldüğü Görülür. “sümbülname” Olarak Tanınmış Eserse, çeşitli Sümbül Türlerinin Kolaylıkla Teşhis Edilebildiği, Oldukça Gerçekçi Tarzda Resmedilmiş çiçek Tasvirleri Karşımıza çıkar.
Batılılaşma Döneminde Stilizasyon Azalmış, Rokoko Tarzın Sevilen çiçeği Gül, Tek Başına Veya Başka çiçeklerle Birlikte En önemli Motif Olmuştur.
Ayrıca Bazı Mimari Elemanlar, Sepet, Vazo, Akant Yaprakları C Ve S Kıvrımlar özellikle Kur’an-ı Kerim Ve Dua Kitaplarının Sayfalarını Süsler. Klasik Tezhipte Küçük Madalyonlardan Ibaret Olan Sayfa Kenarında Yer Alan Hizip, Secde Vs. Güllerinin Yerini Tek çiçekler, Vazoda Ve Sepette çiçek Buketleri Almıştır.
Tezhip Sanatındaki Gerilemeye Karşılık Xviii. Yüzyıl çiçek Resimlerinin En Parlak Devri Olmuştu. Bütün Batı ülkelerinde Kitap Resmi Olarak çiçeğin çok Sevildiği Bir Devir Olmuş, Gravürlü Veya Renkli çiçek Resimli Kitaplar çok Sevilmiştir. Xvii. Yüzyılda Lale, Xviii. Yüzyılda Sümbül ön Plandadır. Rokoko Bezemelerin Sevilen çiçeği Olan Gülün, Peygamberlerimizin Sembolü Oluşu En çok Tasviri Edilen çiçek Olmasını Daha Da Teşvik Etmiştir. Devir üslubuna Paralel Olarak Gelişen Tek çiçek çeşidi Ile Izlemek Istersek En Uygunu Gül Olacaktır.
Bu Dönemde Altın Ile Birlikte Bütün Renklerin Hayli Parlak Ve Canlı Olarak Sürülmesinin Yine Bu üslubun özelliklerindendir.
Teknikte Tarama Ve Akıtmaya Olduğu Kadar Noktalamaya Da Büyük Yer Verilmiştir. Bu Tarzda Da Pek çok Eser Meydana Getirilmiştir. Yine Bu Dönemde "şukufe Tarzı" Olarak Bilinen Ve çok Ince Bir çalışmayı Gerektiren Bu üslubun özellikle Kitap Sanatlarında Bolca Kullanıldığı Dikkati çeker. çok Ince Fırça Darbeleri Ile Gölgelemenin Yapıldığı Bu Tarz Eserlere "çiçek Minyatürleri" Adı Da Verilmektedir.
çiçeğe Karşı Türk Halkının Gösterdiği özel Sevgiden Dolayı Eli Fırça Tutan Her Sanatçı Zaman Zaman çiçek Resimleri Yapmıştır. Karamemi, Abdullah Buhari, Ali üsküdari Gibi Tanınmış Sanatçıların Yanı Sıra, Muhammet B. Ilyas, Abdülminas Ali, çakeri, şeyhi, Hazargiadlızade Ahmet Atavılah, Seyyid Mehmet, Hüseyin Hüsnü, Hacı Raba, Hafız Basri Baba’yı Sayabiliriz.
Natüralist çiçekler
Ağlayan Gelin (frittilaria Imperialis)
Ilpma Ve Orijinal Adıyla Dilimize Ve Folklorumuza Giren Bu Gösterişli çiçek, Tepesinden Bir Palmiye Gibi çıkan Yapraklarıyla Tanınabilir. Ancak Dikkat Edilmezse Hurma Ağacı Ile Karıştırılabilir. Kitap Sanatımızda Tespit Edebildiğimiz örnekler Gaznevi Albümü Isimli Yazmadan Başlık Tezhibidir. 17. Yüzyıl Ikinci Yarısı Ve 18. Yüzyıl çiçeğidir.
Bahar Açmış Meyve Ağacı
Kiraz, Eriki Badem, şeftali, Elma Gibi Ağaçların çiçek Açmış Hali Xvi. Yüzyıl Ikinci Yarısı Sanatının özellikle Sevilen Bir Motifidir. Bahar Açmış Ağaç Tasvirinin Bütün Sanat Dallarında Olduğu Gibi Kitap Süslemesinde De Hayli çok örneğini Buluyoruz. Tespit Edebildiğimiz En Erkenleri Kanuni Sultan Süleyman’ın Baş Müzehhebi Karamemi’nin Eserleridir. Bunlardan Ilki 1546 Tarihli Imzasız Bir Kur’an’dır. Karamemi Bu Eserlerle, Daha Sonra çini örneğinde Sayısız örneğini Tanıyacağımız Bu Motifi Sanat Dünyamıza Takdim Etmiştir.
Bahçe Açelyası (clarkia, Eucharidium)
Batı Dillerinde Kullanılan Clarkia, Eskiden Taşıdığı Latince Isimlerden Türemiştir. Botanikte Halen Eucharidium Adı Geçerlidir. çiçeğini Kesinlikle Teşhis Edebildiğimiz Tek örnek Ali üsküdari’nin 1726 – 27 Tarihli Gazeller’inde Bulunan çok Natüralist Suluboya Resimdir. G. Renda’da Mor Katmerli çiçek Olarak Geçmektedir.
Bileşikgiller (compositae)
Bilhassa Stilize Edildiklerinde Birbirinden Ayrılması Güç Olan Bu Familya çiçeklerini Bir Başlık Altında Incelemek Tek çıkar Yoldur. Kasımpatı (chrysanthemum), Saray Patı (aster), Yıldız çiçeği (dalilia), Kadife çiçeği (tagates Ereota), Cinna (zinnia), Papatya, Ayçiçeği, Ayn-i Sefa, Koyun Gözü Veya Nergis Gibi çok Tanınmış Bahçe Ve Kır çiçeklerinin Bulunduğu, Bitkiler Aleminin En Kalabalık Ailelerinden Biridir. Clandula Officinalis (ayn-i Sefa) Osmanlı Sanatı’nda Natüralizm Akımı Ile Bu Familyadan En Erken Gördüğümüz çiçektir.
Ayn-i Sefa Karamemi’nin 1566 Tarihli Imzalı Eseri Kanuni Divanı’nın Halkalarında Ve Küçük Başlıklarında Sık Sık Tasvir Edilmiştir.
Ali üsküdari’nin 1727 Tarihli Gazeller Albümünde Ilk Defa Tasvir Edilmiştir. çok Tipik Bir Kasımpatı Buketini Delail El Hayiatta Vazo Içinde Buluyoruz.
Buhur-i Meryem (cyclamen) Meryem Ana Kandili Sıklemen
Dilimizde Ilginç Isimleriyle Dikkati çeken Bu Bitkiyi Bükümlü Taç Yapraklarından Tanımak çok Kolay Olmaktadır. çok Defa Kalp Biçimindeki, üzeri Benekli Yaprakları, Tek Veya çelenk Olarak Birlikte çizilmiştir. Ciltlerde Kabartma Olarak, Tezhip Sanatında Küçük çiçek Olarak (sümbülle Ve Zerrinle) Xviii. Yüzyılda Marj Gülü Olarak Da Sevilen Bir Motiftir. Ayrıca Altın şemse üzerinde Tek çiçek Halinde Marj Gülü Olarak Da Tespit Edilmiştir. (sümbül Gibi)
çiğdem Ve Safran (crocus)
çiğdem Ve Safran, Laleye Benzeyen Küçük Bahar Müjdecileri Olarak Sevilen çiçeklerdir. çinilerdeki Laleye Benzeyen Bazı çok Küçük çiçeklerin çiğdem Olması Muhtemeldir. Istanbul’da Takkeci Ibrahim Ağa Camiinde Vazodan çıkan Hatçılar Panosunda Kök çevresindeki Küçük çiçekler Arasında Topkapı Altınyol çinilerinden Bahar Ağacı Panosunda Yine Köke Yakın Kısımda Böyle çiçekler Vardır.
Kitap Sanatında Başlıca örneklerini Ali üsküdari’nin Fırçasından 1727 Tarihinde Görüyoruz.
Düğün çiçeği (ranunculus Acris)
Kırlarda Pek çok Rastlanan Küçük Sarı Yalınkat Düğün çiçeğinin (ranunculus Acris) Tek örneğini Gül Ve Süsenin Yanında Adeta Boğulmuş Bulduk. Katmerli Düğün çiçeği, Başka Bir Adıyla Nerengül Ise Ali üsküdari’nin çiçek Minyatürleri Arasında Iki Defa Bulunmaktadır. Ancak Biri Katmerli Haşhaş, Diğeri Kasımpatı Olarak Yayınlanmıştır.
Gelincik (papaver Rhoeas)
Gelincik Bahçe çiçeği Olmasına Rağmen Kitap Süsleme Sanatlarına Girdiğini Görüyoruz. Tanıdığımız örnekler Xviii Ve Xix. Yüzyıllara Aittir. Tsk.b.171 Sayılı Murakkalar Albümündeki Küçük çiçeklerden Bazıları Gelincik Olabilir. Fakat Manisa Lalesine Benzerler. Delail Cildindeki Ise Katmerli Gelincik Veya Katmerli Düğün çiçeği Olabilir.
Gül (rosa)
Osmanlı Sanatında, Natüralist Akımın Başından Itibaren Görülen Gül, En Yaygın Ve En Sürekli çiçek çeşidi Olmuştur. Hz. Muhammet’in Sembolüdür, Sevgilinin Yüzü Veya Endamıdır. Divan şiirinde, Lale Devrinde Bile Adı En çok Geçen çiçektir.
Kur’an’da Sayfa Yazısındaki Hizip, Secde Ve Aşer Işaretlerinin Adı Güldür. Bazı çok Stilize çiçeklerin Bezeme Sanatındaki Adı Güldür, Gülçedir, Rozettir. Fatih Sultan Mehmet Tanınmış Portresinde Gül Koklamaktadır. Xvi. Yüzyıl Ortasında Kanuni Divanı’nın Iki Nüshasıyla Halkar Tekniğinde çok Güzel, Az Stilize örneklerini Görüyoruz.
Ancak En Geniş Kullanım Alanının Rokoko Tezhip Olduğunu Söyleyebiliriz. Gülsüz Rokoko Tezhip Asla Düşünülemez.
Haseki Küpesi
Bahçelerimizde Azda Olsa Bugün Bile Yaşayan Bu çiçek Ile Küpe çiçeğinin Karıştırmamak Gerekir. Haseki Küpesini Mahmuzlu Ve Aşağı Sarkık Duran çiçekleriyle Kolaylıkla Tanıyabiliriz. Xvii. Yüzyıldan önce Kitap Sanatımızda örneğini Tespit Edemediğimiz Bu çiçeğin Ali üsküdari’nin Gazeller Isimli şiir Kitabından Görebiliriz.
Ayrıca çakeri Imzalı Lake Ciltte Karşımıza çıkıyor.
Haşhaş
Haşhaş Kapsülünün çinide, Mesela Istanbul’da Rüstem Paşa Camii Son Cemaat Yerindeki Bahar Açmış Ağaç Panosunda Veya çiçeğini Ladik Seccadelerinde Bulmamıza Karşılık Kitap Sanatından örneğini Tespit Edemedik. Ali üsküdari’nin Gazeller’inde Yaptığı Katmerli Düğün çiçekleri Katmerli Haşhaş Olarak Adlandırılmıştır.
Hazeran (delphinium)
Uzun Bir Sap üzerine Dizilmiş Bir Sıra Mahmuzlu çiçeğiyle Karakteristiktir. Ali üsküdari’nin şiir Kitabında Biri Pembe, Biri Mavi Olmak üzere Iki Defa Tasvir Edişmiştir.
Karanfil
Xvi. Yüzyılın Ikinci Yarısından Itibaren çinilerimizin Ayrılmaz Bir Elemanı Olan Bu çiçeği Taş, Işleme Ve özellikle Kumaşta, Ebruda Pek Sık Görürüz. Tezhip Ve Halkalarda Xvi: Yüzyıl Ortasından Ilginç örnekleri Vardır. Xvii. Yüzyıldan Gaznevi Albümünde Suluboya Olarak Buketlere Girmiştir. Xviii. Yüzyıl Ali üsküdari’nin çok Kıvrak Hatlarla çizdiği Karanfiller Bu çiçeğin Osmanlı Sanatındaki En Güzel örnekleridir.
Lale
Devrine Adını Veren Bu çiçek Osmanlı Sanatına Erken Giren çiçeklerdendir. Lalenin Sevilen Biçim Ve Tercih Edilen Tiplerinin Zamanla Değişmesini Sanattaki Tasvirlerinde De Izliyoruz. Xvi: Yüzyılda Yuvarlağa Yakın Oval Formlar, Gittikçe Uzayarak Xviii. Yüzyılda Aşırı Uzun Kadehler çizilmeye Başlanmıştır. Xix. Yüzyılda Rokoko üslup Ile Birlikte Yerini Güle Bırakarak Kaybolmuştur. Xvi. Yüzyılda Başlayan Natüralist Akımla Birlikte Başta çini Olmak üzere çeşitli Sanat Dallarında Tekniğin Gerektirdiği şekilde Stilize Edilmiş Laleler Ortaya çıkar.
Xvii. Yüzyıldan Bir şiir Mecmuasının Cildinde Kabartma şemsedeki Bukette Ve Gaznevi Albümündeki Katığ Ve Suluboya Buketlerdeki örneklerini Tanıyoruz. Bunlardaki Lale Biçimlerinde Uzama Başlamıştır. 18. Yüzyıl Ali üsküdari Ve Abdullah Buhari'nin çiçek Minyatürlerinde Görüyoruz.
Manisa Lalesi
Tam Açılmamış Hali Ve Yandan Görünüşü Laleyi Andıran Yurdumuzda Yabani Olarak Pek çok Yetişen Bir çiçektir. Stilize çiçeklerinde Bazen Lale Ile Karıştırılabilir. Kitap Sanatlarından Başlıca örnekleri Xviii. Yüzyıla Aittir. 16. Yüzyıl Ortasında Muhibbi Divanındaki Bir örnekte Lale Ile Yan Yana Oluşu Ile Teşhis Konusunda Söylediklerimizi Doğrular. 17. Yüzyıldan Kaba Katığ Ve Suluboya Buket Içindeki örneklerini Gazneli Albümünde Bulabiliyoruz:
Menekşe
Küçük Mütevazı Görünüşüne Karşılık Güzel Kokusu Ile Dikkati çeken Menekşe, Iri Kalp şeklinde Yaprakları Mahmuzlu Bükük Boyunlu çiçeği Ile Kolayca Teşhis Edilebilir. 16. Yüzyıl Ortasında Karamemi'nin Süslediği Kanuni Divanındaki Tasvirleriyle Sanatımıza Girmiştir. Nakşibendi Tarikatında Sembol Olan Halk Türkülerimizde Adı Sık Sık Geçen çok Sevilen Bir çiçektir. Eski Kitaplarda Adı "benevşe" Olarak Geçer. çakeri Ve Ali üsküdari'nin Fırçasıyla Da Birkaç örneğini Başka çiçeklere Refakat Eder Tasvirleriyle Tanıyoruz.
Peygamber Düğmesi
En çok Koyu Mavisi Bazen Pembesi özellikle Ekinler Arasında Görülür. Bahçelerde De çeşitli Renklerde Yetiştirilen Bu çiçeğin Karakteristik Rengi Mavidir. Kitap Sanatlarımızda Ilk örneklerini Tanınmış Iki Sanatçımızın Aynı Tarihi Taşıyan (1727) Abdullah Buhari Ve Ali üsküdari'nin Lake Ciltlerinde Görüyoruz
Sümbül
Divan Ve Halk şiirinde Sık Sık Adı Geçen Sevgilinin Saçının Benzetildiği Bu çiçek 1727 Yılında Ali üsküdari'nin Zarif Fırçası Ile Sanatımıza Girmiştir. 1736 Tarihli Bir çiçek Katalogu Mahiyetindeki Sümbülname'de Avrupa Sanatı'nın çok Kuvvetli Etkisiyle Hatta Kopyası Olan Kırk çeşit Katmerli Sümbül Aquareli Ile Katmerli çeşitler Sanatımıza Da Tanıtılmıştır.
Zambak
Türk Bahçesinin Sevilen çiçeklerinden Olmasına Bazı Türlerinin Yurdumuzda Yabani Yetişmesine Ve Taşta, çinide Hayli örneğini Bulduğumuz Zambağın Kitap Sanatımızda Pek Az örneğini Tanıyoruz. Tek örnek Ali üsküdari'nin Usta Fırçasının Eseridir.
Zerrin
Adlandırmada Güçlük çekilen Bir çiçektir. Eski Kaynaklarda Zerrin "zerrinkadeh" Olarak Geçer. Ayrıca Fulya Olarak Da Bilinir. Kitap Sanatımızda Ise 16. Yüzyılda Karamemi Imzalı Eserde Küçük Başlıklardan Tanıyoruz. Halbuki çinilerde Duvar Resminde Hayli örneği Vardır. Gazneli Albümünde çok Ince, Katığ Ve Suluboya Bukette Zerrinler Vardır. Ali üsküdari'nin 1727 Tarihli çiçek Minyatürleri Arasında Ise Hem Yalınkatlısı Hem De Katmerlisi Vardır.
Kaynakça
1. Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Görsel Yayınları, Cilt:5, S:925,926
2. Türk El Sanatları, örcün Barışta
3. Osmanlı Ansiklopedisi, Cilt:11, S: 126,129
4. Türkiye'miz Dergisi, Süheyl ünver, çiçekler Ve Buketler, Sayı:22, S: 15,16
5. Batılılaşma Dönemi Anadolu'da Tasvir Sanatı, Ruçhan Arık, T. Iş. Bank.yay.
6. Osmanlı Kitap Sanatında Natüralist çiçekler,yıldız Demiriz,rektörlük Yayınları
7. Islam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, S: 458
8. Türkiye'miz Dergisi, 1983, S: 7, 8
Slaytlar
1. Türkiye'miz Dergisi, Sayı: 14, Gaznevi Mahmut Mecmuası, S: 17, 18, 19
2. Türkiye'miz Dergisi, Süheyl ünver, çiçekler Ve Buketler, Sayı:22, S: 15,16
3. Ali üsküdari, Gazeller
4. Türkiye'miz Dergisi, Sayı: 14
NOT: Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin, öğretmenlerin,
Akademisyenlerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Tümü Eğitim ve öğretim
amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden kontrol edilerek geçirilmesi yoğun
bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz
tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her
durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde dosyanın
siteden kaldırılması için dosya adını bize mail atmanız halinde İlgili dosya 1 saat içerisinde ivedilikle
siteden kaldırılır ve kaldırıldığına dair bilgilendirme size mail yolu ile bilgi
verilir.
Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..