
![]() |
| Ödevin Adı |
: |
Duyu Organlari |
| Sayfa Sayısı |
: |
12 |
| Ödevin İçeriği ( Sadece
Bir Kısmı ) |
: |
Duyu Organlari
Vücudumuz Iç Ve Dış çevresinde Meydana Gelen Değişiklikleri Algılar Ve Kendini Ona Göre Düzenlerse Yaşamım
Sürdürebilir. Yaşadığımız çevreyi Algıla¬mada Insana Yardımcı Olan Vücut Kısımlarına Duyu Organları Denir.
çevremizde Olan Değişiklikler, Al¬maç (reseptör) Denen Sinir Hücreleriyle Alınır. Bu Sinir Hücreleri Sürekli Olarak Dış
Ve Iç Ortamdan Bilgi Alır Ve Sinir Sistemine Iletir. Bilgiler Beyinde Ilgili Merkezlerce Değerlendirilir. örneğin, Kanın Ph
De¬ğişimi Almaçlarla (reseptör) Alınıp Ilgili Merkezlere Iletilir. Duyu Organları, Tat. Koku. Dokunma, Görme Ve Işitme
Duyularının Alınmasın) Sağlar.
1. Tat Ve Koku
Tat Duyusu
Dil, Ağız Boşluğuna Yerleşmiş Tat Alma Organıdır. Hareket Yeteneği Sayesinde çiğneme, Yutma Ve Konuşmaya
Yardımcı Olur.
Dil, çizgili Kastan Yapılmış Bir Organ Olup Epitel Doku Ile örtülüdür. Dil üzerinde Ve Damağın Geri Bölgesinde Irili Ufaklı Kabarcıklar Vardır. Bunlara "tat To¬murcukları" Denir. Dilin üzerindeki Epitel Hücreleri Mitozla Bölünerek Reseptör Hücrelerini, Reseptör Hücreleri De Tat Alma Tomurcuklarım Oluşturur. Bu Tat Alma Tomurcukları, Dil üzerindeki "papilla" Deni¬len Yapılarda Yer Alır. Tat Alma Cisimcikleri (tat Alma Papilleri) Mantar, çanak Ve Yaprak şeklindedir. Insanda Dört çeşit Tat Alıcı Bulunmaktadır. Bunlar Tuzlu, Tatlı, Acı Ve Ekşiye Karşı Duyarlıdır. Dilin Orta Kenarları Tuzlu, Uç Kısmı Tatlı, Arka Kısmı Acı Ve Arka Kenarları Ise Ekşi Tatları Ayırd Eder. Her Tip Alıcı, Dilin Belirli Bir Bölgesinde Yerleşmiş Olmakla Beraber Bölgeler Arasında Sınır Kesin Değildir. Ekşi Ve Acı Maddelerin Tadı Damakla Da Alınır. Bir Maddenin Tadının Alınabilmesi Için Su Veya Tükrükte Erimesi Gerekir. Erimiş Maddeler Tat Alma Tomurcuğundaki Reseptör Hücrelerini Uyarır. Mey¬dana Gelen Uyartılar Sinir¬lerle Beyinin Ilgili Merkezlerine Iletilerek Değerlendirilir.böylece Tat Duyusu Alınmış Olur.
Tatlar Beyindeki Sıcaklık Ve Koku Merkezleriyle Be¬raber Bulunan Merkez Tarafından Yorumlanır. çiğnemeyle
Beraber Meydana Gelen Koku,burunla Da Alındığından Tat Ve Koku Ortak Olarak Değerlen¬dirilir. örneğin, Burnumuzu Kapayıp Soğanı çiğnediğimizde, Yalnız Tatlımsı Bir Duyuyu Algılarız. Insanların Bir Kısmı Bazı Maddelerin Tatlarını Ala¬mazlar. Bu Durum "tat Körlüğü" Olarak Adlandırılır.
Koku Duyusu
Burun, Koku Alan Duyu Organıdır. Aynı Zamanda Solunum Sistemi Organları Arasında Yer Alır. Burnun Içini Epitel Doku örter. Epitel Dokuda Koku Alma Hücreleri Ve Yanlarında Mukus Salgılayan Goblet Hücreleri Bulunur. Mukus Salgısı, Burun Iç Epitelini Korur. Burunda, Kıllar Ve Mukus Salgısı Yardımıyla Solunan Havadaki Toz Ve Kirler Tutulur. Böylece Bu¬rundan Giren Kirli Hava Hem Temizlenir Hem De Nemlenir.
Burun Boşluğunun üst Tarafında Koku Alma Alanı Olan Sarı Bölge Bulu¬nur. Burada Koku Reseptörleri Bulu¬nur. Koku Veren Maddelerden çıkan Moleküller Hava Ile Burun Boşluğuna Girerler.
Bunlar Mukus Içinde Eriyerek Kendisiyle Temas Eden Koku Reseptörlerin! Uyarırlar. Reseptörlerde Başlatılan Sinir Impulsları Beyine Taşınarak Koku Alınır. Koku Reseptörlerinin Aralarında Mukus Salgısı Yapan Destek Hücreleri Vardır.
Koku Alma Duyuşu çabuk Yorulur. Kuvvetli Ve De¬vamlı Olarak Aynı Koku Alınırsa Alıcılar Yorgun Dü¬şebilir. Bu Koku Hissedilmez Olur. Bununla Beraber Değişik Bir Koku Verildiğinde Yorgun Düşmüş Alıcılar Yeni Uyarana Tepki Gösterirler. Bu Koku Hemen His¬sedilir. Koku Duyusunun Yorulması, Insanı Kötü Ko¬kulardan Koruyan Küçük Bir Sigortadır.
şekil: Burun Boşluğu Ve Koku Alma Alanı.
2- Dokunma Ve Dokunma Ile Ilgili Duyular
Derimiz, Dokunma Duyusunun Alıcı Organıdır.
Derimiz üst Deri Ve Alt Deri Olmak üzere Iki Tabaka¬dan Yapılmıştır.
A) üst Deri (epidermis): çok Tabakalı Yassı Epitel Dokusundan Ibarettir. üst Kısmında Yassı Hüc¬reler Bulunur. Bu Hücreler, Içlerinde Sert Ve Lifli Pro¬teinler (keratin) Birikmiş Olduğundan ölüdürler. Bu Bölüme Korun Tabakası Denir. Keratinleşmiş Bu Tabaka Sürekli Olarak Kepek Halinde Dökülür. Bu Tabaka Döküldükçe Alttaki Canlı Hücreler Tarafından Yenileri Oluşturulur. Keratinli Hücreler Deriyi, Vurma, çarpma, Mikroorganizmalar Gibi Etkenlere Karşı Korur.
üst Deride Kan Damarları Ve Sinirler Bulunmaz. Bu Nedenle Iğne Batırılırsa (derine Gitmemek şartıyla) Ne Kan çıkar, Ne De Acır. üst Derinin Alt Kısmında Canlı Olan Malpigi Tabakası Bulunur. Burada Deriye Rengi Veren Melanin Pigmenti Sentezlenir. Derinin Siyah,beyaz, Sarı Ve Kızıl Oluşu Bu Pigmentlerden Ileri Gelir. Albinolarda Melanin Oluşmadığı Için Deri, Kirpikler, Saçlar, Kıllar Beyazdır.
Yağ Bezi
Ağrı Kıl Sinir Uçları Kesecikleri
Sinir Telleri S.n.ruç.ar.
şekil: Insan Derisinin Kesiti Ve Kısımları
B) Alt Deri (dermis): üst Derinin Altında Yer Alan Canlı Tabakadır. Alt Deride Kan Damarları, Kıl Kökleri, Yağ, Süt, Ter Bezleri, Sinirler, Bol Miktarda Elastik Ve Kollajenli Lifler, çeşitli Reseptörler (almaçlar) Bulunur. Sinir Uçları Alt Derinin üst Kıs-mına Ve Içine Dağılmışlardır. Bunlara Duyu Cisim¬ciği Denir. Bunların Içindeki Hücreler, Dokunduğu¬muz Cisimlerin Sıcaklık Ve Soğukluk (krause Ve Ruffini Cisimciği, Sertlik Ve Yumuşaklık (meissner Cisim¬ciği, Ve Merkel Diskleri), Basınç (pacini Cisimciği) Ve Ağrı Gibi Etkilerim Alır. Boğaz Mukozasında Hiç Sı¬caklık Reseptörü Bulunmaz. Bu Nedenle Derimizin Dayanamayacağı Kadar Sıcak Sıvıları Içebiliriz.
Alt Deri Tabakasının En Alt Kısmında Yağ Dokusu Bulunur. Bu Tabaka ısı Kaybım önler Ve Vücudu Dış Etkilere Karşı Korur.
Derinin Görevleri
• Duyu Organı Olarak Dış çevre Ile Etkileşimi Sağ¬lar.
• çarpma Vurma Ve Mikoorganizmalara Karşı Ko¬ruyucu Bir örtü Görevi Yaparak Vücudu Dış Etkilere Karşı Korur.
• Gaz Alış Verişi Yaparak Solunuma Yardımcı Olur.
• Terleme Yoluyla Boşaltıma Yardımcı Olur. •
• Kan Damarları, Yağ örtüşü Ve Ter Bezleri Aracılığıyla Vücut ısısını Sabit Tutar.
• Vücuda şekil Ve Bütünlük Kazandırır, Estetik Gü¬zellik Sağlar.
• Malpigi Tabakasındaki Pigmentler, Organizmayı Güneşin Zararlı Etkilerinden Korur.
• Su Geçirmez özelliğiyle Vücudun Su Miktarım Korumaya Yardımcı Olur.
• Yağ Bezleri Yağ Salgılayarak Deriyi Yumuşak Ve Nemli Tutar.
Güneş Ve Açık Hava Deri Sağlığı Için çok önemlidir. Güneşin Etkisiyle Deri Altındaki Bir Kısım Yağlar D Vitamini Haline Dönerler.
3. Görme
Göz, çevremizdeki Maddelerden Gelen ışığı Alan Ve Bundan Dolayı Görme Olayını Gerçekleştiren çok özelleşmiş Bir Duyu Organımızdır. Gözlerimiz Görme Işinde Doğrudan Görev Alan Göz Yuvarlakları Ve Bunları Koruyan Yapılardan Meydana Gelmiştir. Koruyucu Yapılar Kaşlar, Göz Kapakları, Kirpikler, Göz Yaşı Bezleri, Yağ Bezleri Ve Göz Kaslarıdır. Kaşlar, Alından Gelen Terin, Kirpikler Ise Dışardan Gelen Yabancı Cisimlerin Göze Girmesini önler. Göz Kapakları, Göz Yaşı Bezinin çıkardığı Sıvıyı "kırpma Hareketi" Ile Yayarak Bu Kısmın Kurumasın! önler. Ayrıca, Kapanarak Gözü Korur.
Gözün Görmeyi Sağlayan Kısımları Reseptörler, Mercek Ve ışık Etkisiyle Oluşan Impulsları Beyne Ile¬ten Sinirlerdir.
Göz Yuvarlağı (göz Küresi) Dıştan Içe Doğru Sert Tabaka (göz Akı), Damar Tabaka (koroid) Ve Ağ Tabaka (retina) Olmak üzere üç An
|
| Ödev Kategorisi |
: |
Fen Bilgisi |
| Gönderen |
: |
Yönetici |
| Download Sayısı |
: |
0 |
|
|
Ödevi İndirmek İçin
Üye Olmanız Gerekmektedir ( Sitemize Üye Olmak İçin Lütfen Tıklayınız ) |
NOT: Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin, öğretmenlerin,
Akademisyenlerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Tümü Eğitim ve öğretim
amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden kontrol edilerek geçirilmesi yoğun
bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz
tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her
durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde dosyanın
siteden kaldırılması için dosya adını bize mail atmanız halinde İlgili dosya 1 saat içerisinde ivedilikle
siteden kaldırılır ve kaldırıldığına dair bilgilendirme size mail yolu ile bilgi
verilir.
Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
|