“disiplinler, Kuralların Sürekli Olarak Canlı Tutulması Biçiminde Ortaya çıkan Kimlikler Yoluyla Söylemin üretimini Sınırlandıran Bir Kontrol Sistemi Oluşturur.” (michel Foucault, 1972)
Insan, Yüzyıllardır Kendini Arıyor: Ne Aradığı Belli, Ne De Aranan. Oysaki Aradığı Da Biliniyor Aranan Da. Fakat Insan, Düşünmeyi Pek çok Geç Akıl Etti. Düşünce Aslında Bilen Ile Bilinen Arasında Aklın Hareket Etmesidir. Bir Başka Ifade Ile Düşünce, Insanın Aklını Başına Toplamasıdır. Insanın Bu Arayışı Ve Aklını Başına Alması Ne Kadar Daha Sürer Bilinmez. Bu Arayışı şiddetlendiren Itici Güçlerin Başında Kendini Bilme, Tanıma, özgürleşme Ve Başkaları Tarafından Kabul Görme Isteği Gelmektedir. Insan, Kendini Bilme Ve Kontrol Etme Erdemine Ulaşamayınca Bu Kez Bir Hırsla Doğayı Kontrol Etmeye Yöneldi. Aklındaki Bütün Sorulara Cevap Bulma Ve Bunun Için De Düşünmeye Başladı. Bilinmezi Bilmeye Ve Açıklamaya Yöneliş Düşüncenin önemini Artırdı. Insan, Bilen Ile Bilinen Arasında Manevra Yapmaktadır. Bu Manevra Insani Ve Etik Değerlere Dayalı Olmayınca, Bilim Bir Bakıma Kontrol Etmeye çalıştığı Dünyanın Sonunu Da Hazırlamaya Başladı. Bu Konuda En Ibret Verici Olay, 20. Yüzyılın Ortalarında Dünyanın En önemli Bilim Adamlarının Bir Araya Gelerek Atom Bombasını Geliştirmeleri Ve Sonunda Japonya’ya Karşı Kullanılması Olmuştur. Bilim Kendi Sonunu Mu Hazırlıyor? Bilemem Ama Bildiğim Bir Tek şey Var, Böyle Giderse Dünyanın Sonunun Bilim Aracılığı Ile Olacağıdır. Bunun En Temel Nedeni Bilimin -hayatı Bir Bütün Olarak- Algılayamamasından Ileri Gelmektedir. Her Geçen Gün Erdemli Insanlara Olduğu Gibi Erdemli Bilime Olan Ihtiyacımız Da Artmaktadır.
Bilim Denince Birçoğumuzun Aklına Laboratuarlar, Bilgisayarlar, Roket Ve Robotlar Geliyor Ve Genelde Doğal (tabii) Bilimler Kast Edilmektedir. Doğal Bilimler: Biyoloji, Kimya, Fizik, Zooloji Gibi Fiziki Ve Materyal Dünyamızı Parçalara Bölerek Anlamaya, Açıklayamaya Ve Kontrol Etmeye çalışır. Doğal Bilimler, Yeni Icat Ve Buluşların Temelini Oluşturduğundan Toplum Tarafından Popüler Bilimler Olarak Görülmektedir. Sosyoloji, Antropoloji, Tarih, Siyaset Bilimi, Psikoloji Gibi Alanlar Ise Sosyal Bilimler Olarak Adlandırılmaktadır. Sosyal Bilimlerin Temel Amacı Sosyal Dünyayı Anlamak Ve Anlamlandırmaktır. Bilim, Bilgi üreten Bir Kurumdur. Ilk çağlardan Bu Yana Insan Bilgi üretme Kaygı Ve çabası Içinde Olmuştur. Bugünkü Anlamda Bilim, Aklın Ve Rasyonalitenin ön Plana çıkmasıyla Bir Egemenlik Aracı Ve Formuna Dönüşmüştür. Batının Gelişmesinde özellikle 17. Yüzyıldan 19. Yüzyıla Kadar Olan Dönemdeki Gelişmeler Bugünkü Anlamada Bilimin Doğmasına Alt Yapı Oluşturmuştur. 1800’lü Yıllardan Sonra Bilimsel Bilginin üretimi Ile Sosyal Dönüşlerin De Hızlandığını Görmekteyiz. Sanayi Ve Endüstri Devrimi, Bilimsel Gelişimlere Paralel Bir Seyir Izlemiştir. 18. Yüzyıldan Sonra Bilimsel Alandaki Gelişmeler Hayatın Her Yönünü Etkilemiş Ve Bell
NOT: Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin, öğretmenlerin,
Akademisyenlerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Tümü Eğitim ve öğretim
amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden kontrol edilerek geçirilmesi yoğun
bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz
tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her
durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde dosyanın
siteden kaldırılması için dosya adını bize mail atmanız halinde İlgili dosya 1 saat içerisinde ivedilikle
siteden kaldırılır ve kaldırıldığına dair bilgilendirme size mail yolu ile bilgi
verilir.
Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..