|
 |

![]() |
| Ödevin Adı |
: |
Güneş |
| Sayfa Sayısı |
: |
11 |
| Ödevin İçeriği ( Sadece
Bir Kısmı ) |
: |
Güneş
Güneş Sisteminin Merkezinde Yeralan, En Yakın Yıldız, Dünya’dan Ortalama 149.591.000 Km Uzaklıkta, 1,39 Milyon Km çapında, ışık Saçan Dev Bir Gaz Küresi Olan Güneş’in En önemli Bileşeni Hidrojendir; Yaklaşık % 5 Oranında Helyum Ve Daha Ağır Elementleri Içerir. 1,99x10(33) Erg/saniye Hızıyla Enerji üretir. Bu Enerji, En çok, Görünür ışın Ve Kızılaltı ışınım Olarak Uzaya Yayılır Ve Yer’de Yaşamın Sürmesinin Başlıca Nedenidir.
çapları Bin Kat Daha Büyük Ve Kütleleri Birkaç Yüz Kat Daha Ağır Olan Bilinen En Büyük Yıldızlara Karşılaştırılınca, Güneş, Astronomi Sınıflandırmasında Cüce Yıldız Sınıfına Girer. Ama Kütlesi Ve Yarıçapı, Gökadamız’daki (samanyolu) Bütün Yıldızların Ortalama Kütlesine Ve Büyüklüğüne Yakındır; çünkü Birçok Yıldız Yer’den Daha Küçük Ve Daha Hafiftir. Güneş, Tayfı, Yüzey Sıcaklığı Ve Rengi Nedeniyle, Astronomlar Tarafından Kullanılan Tayf Türleri şemasında “g2 Cüce” Diye De Sınıflandırılır. Yüzey Gazlarının Yaydığı ışığın Tayf şiddeti, 5000 A’ya Yakın Dalga Boylarında En Büyüktür; Güneş ışığının Niteleyici Sarı Rengi Bundan Ileri Gelmektedir.
Güneş’le Ilgili Modern çalışmalar, Galilei’nin Güneş Lekelerine Ilişkin Gözlemleriyle Ve Bu Lekelerin Hareketlerine Dayanarak Güneş’in Dönüşünü Bulmasıyla 1611’de Başladı. Güneş’in Büyüklüğüne Ve Yer’den Uzaklığına Ilişkin Ilk Yaklaşık Doğru Belirleme, 1684’te Yapıldı; Bu Belirlemede, Fransız Akademisi’nin 1672’de Mars’ın Yer’e Yaklaşması Sırasında Yaptığı Nirengi (üçgenleme) Gözlemlerinden Elde Edilen Veriler Kullanıldı. Joseph Von Fraunhofer Tarafından 1814’te Güneş’in Soğurma çizgili Tayfının Bulunması Ve Gustav Kirchhoff Tarafından 1859’da Bunun Fiziksel Yorumunun Yapılması, Güneş Astrofiziği çağını Başlattı; Bu Dönemde, Güneş’i Oluşturan Maddelerin Fiziksel Durumunu Ve Kimyasal Bileşimini Etkili Olarak Inceleme Olanağı Doğdu. 1908’de George Ellery Hale, Güneş Lekelerinin Güçlü Magnetik Alanlarını Belirledi; 1939’da Hans Bethe, Güneş Enerjisinin Oluşumunda Nükleer Füzyonun Oynadığı Rolü Aydınlattı.
Yeni Gelişmeler, Bilim Adamlarının Güneş’le Ilgili Görüşlerini Değiştirmeyi Sürdürmektedir. Güneş Rüzgarının Doğrudan Doğruya Belirlenmesi 1962’de Gerçekleştirilmiş, Güneş’in Yüksek Hızlı Tekrarlanan Akıntılarının Kaynaklarıysa 1969’da Taç (korona) Deliklerine Ilişkin Gözlemlerle Belirlenmiştir.
Yeni Gelişmeler
Güneş’in Hala çözülememiş Birçok Gizi Vardır. Sözgelimi, Güneş Enerjisinin En Büyük Kaynağı Olduğu Düşünülen Proton-proton Tepkimesinin, “nötrino” Diye Adlandırılan Belirli Sayıda Parçacık Da üretiyor Olması Gerekir; Ama Günümüze Kadar Yapılan Araştırmalarda, Kuramın öngördüğünden çok Daha Az Nötrino Belirlenmiştir. Ileri Sürülen Köktenci Bir önermeye Göre, Güneş, Beklendiğinden Daha Az Nötrino üretir; çünkü Toplam Kütlesinin Yaklaşık %0,5’ini Oluşturan Demir-p
|
| Ödev Kategorisi |
: |
Astronomi Ve Uzay Bilimleri |
| Gönderen |
: |
Yönetici |
| Download Sayısı |
: |
0 |
|
|
Ödevi İndirmek İçin
Üye Olmanız Gerekmektedir ( Sitemize Üye Olmak İçin Lütfen Tıklayınız ) |
NOT: Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin, öğretmenlerin,
Akademisyenlerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Tümü Eğitim ve öğretim
amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden kontrol edilerek geçirilmesi yoğun
bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz
tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her
durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde dosyanın
siteden kaldırılması için dosya adını bize mail atmanız halinde İlgili dosya 1 saat içerisinde ivedilikle
siteden kaldırılır ve kaldırıldığına dair bilgilendirme size mail yolu ile bilgi
verilir.
Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
|